Sınır ötesi ticaret iki şirketin imza attığı bir sözleşmeyle başlar; fakat ödeme geciktiğinde o sakin masa, kısa sürede hukuki bir satranç tahtasına dönüşebilir. Bulgaristan'da Ticari Uyuşmazlıklar ve Alacak Tahsili Davaları Türkiye ile Bulgaristan arasında mal satan, hizmet sunan, distribütörlük kuran ya da ortak yatırım yürüten işletmeler açısından bu satrancın kurallarını anlamayı gerektirir. Çünkü sözleşmedeki tek bir yetki maddesi, faturanın teslim biçimi veya zamanında gönderilmeyen ihtar, alacağın kaderini değiştirebilir.
Her dosyanın kendine ait bir nabzı vardır. Bazı alacaklar güçlü bir belgeyle hızlı ödeme emrine taşınırken bazıları bilirkişi incelemesi, tanık anlatımı ve uzun bir yargılama ister. Bu nedenle Bulgaristan'da Ticari Uyuşmazlıklar ve Alacak Tahsili Davaları değerlendirilirken önce alacağın hukuki temeli, ardından borçlunun mali durumu ve son olarak tahsilatın hangi araçla yürütleceği incelenmelidir.
Ticari uyuşmazlık ödenmemiş bir faturanın çok ötesine uzanır. Teslim edilmeyen ürün, ayıplı hizmet, haksız fesih, kâr payının dağıtılmaması veya münhasırlık şartının ihlali de aynı hukuki haritanın farklı yollarıdır.
Satış, hizmet, taşıma, inşaat ve tedarik sözleşmelerinde en sık görülen sorunlar; bedelin ödenmemesi, teslimatın gecikmesi, ürünün kararlaştırılan niteliği taşımaması ve sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmesidir. Bir şirket ürünü teslim etmiş, karşı taraf faturayı kayda almış ve buna rağmen ödeme yapmamışsa para alacağı gündeme gelir. Ürün eksik veya ayıplıysa konu; bedel indirimi, onarım, ikame teslim ya da zarar tazmini taleplerine uzanabilir.
Sözleşmedeki cezai şart, faiz, ihbar süresi ve sorumluluk sınırı maddeleri bu aşamada mercek altına alınır. Kısacası sözleşme, uyuşmazlık çıktığında raftan indirilen bir dosya olmaktan çıkar; davanın pusulasına dönüşür.
Ortaklık ilişkilerinde yönetim yetkisinin kullanımı, sermaye yükümlülükleri, kâr dağıtımı ve şirket varlıklarının korunması tartışma yaratabilir. Distribütörlük ilişkilerinde ise bölge koruması, satış hedefi, müşteri portföyü, rekabet yasağı ve fesih tazminatı öne çıkar.
Uyuşmazlığın kaynağını doğru adlandırmak önemlidir. Bir talep kimi zaman basit bir fatura alacağı gibi görünür; arka planda ise sözleşmenin haksız sona erdirilmesi veya ticari sırların kullanılması bulunabilir. Yanlış hukuki nitelendirme, doğru anahtarla yanlış kapıyı açmaya çalışmak gibidir.
İlk bakılacak yer sözleşmedir. Taraflar uygulanacak hukuku, yetkili mahkemeyi veya tahkim merkezini açıkça seçmiş olabilir. Bulgaristan’ın taraf olduğu AB hukuk düzeninde sözleşmeden doğan yükümlülüklere uygulanacak hukuk bakımından Roma I Tüzüğü, AB içindeki yargı yetkisi ve kararların dolaşımı bakımından ise Brüksel I bis Tüzüğü temel kaynaklar arasındadır.
Türkiye merkezli bir şirketin taraf olduğu dosyada; sözleşmedeki seçimler, davalının merkezi, borcun ifa yeri, Bulgaristan’ın milletlerarası özel hukuk kuralları ve varsa uluslararası anlaşmalar birlikte incelenir. Tek bir unsur üzerinden kesin sonuca varmak risklidir.
Ticari davanın omurgasını belgeler kurar. Dosya hazırlığında şu kayıtların bir araya getirilmesi gerekir:
Belgelerin kronolojik dizilimi de önem taşır. Hâkim yalnızca ne yaşandığını görmek istemez; olayların hangi sırayla geliştiğini de anlamaya çalışır.
Zamanaşımı sessiz çalışan bir saat gibidir. Alacağın türü, vade tarihi, borcun kabul edilmesi, kısmi ödeme, dava açılması veya icra işlemi bu hesabı etkileyebilir. Bu nedenle süre konusunda varsayımla hareket etmek yerine dosya bazlı hukuki inceleme yapılmalıdır.
Aynı anda borçlunun ticari varlığı da araştırılmalıdır. Şirketin güncel yöneticileri, ortakları, tasfiye veya iflas kayıtları Bulgaristan Ticaret Sicili üzerinden; taşınmazlara ilişkin kayıt hizmetleri ise Bulgaristan Mülkiyet Sicili üzerinden takip edilebilir.
Alacak tahsilatı doğrudan dava dilekçesiyle başlayan tek şeritli bir yoldan çok daha geniştir. Dosyanın gücüne göre ihtar, müzakere, ödeme emri veya genel dava seçilebilir.
İhtarname; borcun tutarını, dayanağını, vadesini, ödeme hesabını ve tanınan son süreyi açık biçimde göstermelidir. Bulgarca hazırlanması, doğru adrese gönderilmesi ve tebliğin kanıtlanması ileride ciddi avantaj sağlar.
Müzakere sırasında taksit planı yapılacaksa borcun açıkça kabul edildiği, vadelerin yazıldığı ve temerrüt halinde uygulanacak sonucun belirlendiği bir protokol hazırlanabilir. Dostane çözüm bazen aylar sürecek davayı günlere indirir; fakat belirsiz bir ödeme vaadi, yalnızca takvimi tüketir.
Bulgaristan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 410. maddesi belirli para ve teslim talepleri için standart ödeme emri yolunu; 417. maddesi ise kanunda sayılan güçlü belgelere dayalı hızlı icra imkânını düzenler. Noter onaylı imzalar taşıyan bazı sözleşmeler, ipotek belgeleri, rehin kayıtları, bono ve benzeri kıymetli evraklar 417. madde kapsamında önem kazanabilir. Güncel kanun metnine Bulgaristan Adalet Bakanlığı mevzuat sayfasından ulaşılabilir.
410.madde başvurusunda alacağın sebebi ve talep açıkça yazılır. 417. madde yolunda ise başvurunun dayandığı belgenin kanuni niteliği belirleyicidir. Yanlış prosedür seçimi zaman ve masraf kaybı doğurabilir.
Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren güncel düzenlemeye göre bir ay içinde itiraz edebilir. 2025 yılında yenilenen resmî formlar da bu süreyi açık biçimde gösterir. İtiraz üzerine alacaklıya, alacağın varlığını genel dava yoluyla kanıtlama görevi düşebilir.
Bu aşamada fatura tek başına yeterli güç taşımayabilir. Teslim belgesi, yazışmalar, ödeme geçmişi ve borçlunun kabul beyanları birlikte kullanılır. Dosya artık hızlı bir başvuru olmaktan çıkar ve tam yargılamaya dönüşür.
Dava dilekçesinde taraflar, olaylar, hukuki dayanak, alacak kalemleri, faiz talebi ve deliller düzenli biçimde sunulur. Karşı taraf savunma yapabilir, ödeme iddiasında bulunabilir, ayıp veya takas ileri sürebilir. Mahkeme gerektiğinde muhasebe, teknik kalite veya imza incelemesi için bilirkişi görevlendirir.
Süreç çoğunlukla şu basamaklardan oluşur:
Borçlunun malvarlığını devretme, banka hesabını boşaltma veya şirket faaliyetini tasfiyeye yöneltme riski varsa geçici koruma istenebilir. Mahkeme; banka hesapları, taşınmazlar, araçlar veya belirli alacaklar üzerinde güvence sağlayan tedbirlere karar verebilir. Talebin muhtemel görünmesi ve tahsilatın tehlikeye girdiğinin ortaya konulması beklenir; mahkeme teminat da isteyebilir. Bulgaristan’a ilişkin genel çerçeve Avrupa e-Adalet Portalı’nın geçici tedbirler sayfasında yer alır.
Süre; tebligatın başarısı, bilirkişi ihtiyacı, borçlunun savunması ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. Basit bir dosya daha kısa ilerlerken teknik inceleme içeren sınır ötesi uyuşmazlık yıllara yayılabilir.
Masraf hesabında mahkeme harcı, avukatlık ücreti, tercüme, tasdik, bilirkişi ve icra giderleri birlikte düşünülür. Bulgaristan 1 Ocak 2026’da avroya geçtiği için güncel hesaplar avro üzerinden yapılır. 2026 tarifesine göre dava harcı kural olarak talep değerinin %4’ü, ödeme emri başvuru harcı ise %2’sidir; asgari tutarlar ve dosyaya özgü ek giderler ayrıca hesaba katılır. Bulgaristan Adalet Bakanlığının yayımladığı mahkeme harçları tarifesi güncel maliyet kontrolü için incelenebilir. Dava açılmadan önce tahmini bütçe tablosu hazırlanması, sürecin ekonomik mantığını ortaya koyar.
Kazanılmış karar kasada duran anahtar gibidir; tahsilat için o anahtarın doğru kilitte çevrilmesi gerekir. Bu aşama icra sürecidir.
Kararın icra kabiliyeti kazanmasının ardından icra belgesi alınır ve devlet icra memuru ya da özel icra memuru aracılığıyla takip başlatılır. Avrupa e-Adalet Portalı, Bulgaristan’da her iki icra modelinin bulunduğunu açıklar. İcra memuru borçluya ödeme çağrısı gönderir, malvarlığı araştırması yapar ve uygun haciz işlemlerini yürütür.
Dosyanın koşullarına göre şu varlıklar hedeflenebilir:
Haczin amacı ilamda yer alan alacağı yasal sınırlar içinde karşılamaktır. Ölçülülük, sıra ve haczedilemez varlıklara ilişkin kurallar gözetilir.
Türk mahkemesi kararının Bulgaristan’da doğrudan icraya konulacağı varsayımı hatalı sonuç doğurabilir. Kararın kesinleşmesi, Bulgarca tercümesi, usulüne uygun tebligat, yetki ve savunma hakkı gibi şartlar incelenir; ardından Bulgaristan’daki tanıma ve icra prosedürü yürütülür.
AB üyesi ülkeler arasındaki karar dolaşımında Brüksel I bis Tüzüğü özel bir sistem kurar. Türkiye kararı açısından ise Bulgaristan’ın milletlerarası özel hukuk kuralları ve uygulanabilir anlaşmalar dosya bazında değerlendirilir.
Taraflar sözleşmede tahkim şartı belirlemişse uyuşmazlık devlet mahkemesi yerine seçilen tahkim merkezinde görülebilir. Yabancı tahkim kararlarının tanınması ve icrasında 1958 tarihli New York Sözleşmesi temel çerçeveyi sağlar. Bulgaristan ve Türkiye sözleşmeye taraftır.
İcra aşamasında tahkim anlaşmasının geçerliliği, taraflara bildirim, kararın bağlayıcılığı ve kamu düzeni gibi başlıklar kontrol edilir. Bu yüzden tahkim şartı hazırlanırken kullanılacak dil, merkez, hakem sayısı ve uygulanacak hukuk açık yazılmalıdır.
Borçlu şirketin iflas sürecine girmesi oyunun kurallarını değiştirir. Bireysel haciz imkânları sınırlanabilir; alacağın süresi içinde iflas masasına bildirilmesi gerekebilir. Teminatlı alacak, işçi alacağı, kamu alacağı ve adi ticari alacak aynı sırada yer almaz.
Tasfiye kaydı görülür görülmez beklemek yerine şirket sicili, ilanlar, tasfiye memuru ve başvuru süreleri kontrol edilmelidir. Geciken alacak kaydı, güçlü bir alacağı tahsilat sırasının gerisine itebilir.
Etkili bir dosya yönetimi şu yedi adım üzerinde kurulabilir:
Ticari alacaklarda hız tek başına sonuç getirmez; doğru sırayla atılan adımlar sonuç üretir. Dosya ne kadar erken analiz edilir, deliller ne kadar düzenli toplanır ve borçlunun malvarlığı ne kadar gerçekçi incelenirse tahsilat ihtimali o ölçüde güçlenir.
Ticari uyuşmazlıkların çözümü yalnızca dava açmaktan ibaret bir süreç sayılmaz. Sözleşmenin hazırlanmasından delillerin korunmasına, yetkili mahkemenin belirlenmesinden icra aşamasına kadar atılan her adım, alacağın tahsil edilme ihtimalini doğrudan etkiler. Özellikle Türkiye ile Bulgaristan arasında yürütülen ticari faaliyetlerde iki ülkenin hukuk sistemini, iş kültürünü ve resmî prosedürlerini birlikte okuyabilen bir hukuki yaklaşım büyük önem taşır.
Bulgaristan’daki işlemlerinizde Türkçe iletişim kurabileceğiniz bir hukuk uzmanıyla çalışmanın sunduğu avantajları öğrenmek için Bulgaristan Türk Avukatlık Hizmeti başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Faaliyetleriniz Plovdiv ve çevresinde yoğunlaşıyorsa yerel deneyim, uzmanlık alanı, iletişim becerisi ve ücretlendirme modeli gibi temel noktaları değerlendirmek amacıyla Plovdiv'de Avukat Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Kriterler başlıklı içeriğimizi de okuyabilirsiniz.
Doğru hukuki hazırlık, uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra başvurulan bir çıkış kapısından çok, ticari ilişkinin en başında kurulan sağlam bir güvenlik hattıdır.
Bulgaristan’daki hukuk ve ticaret davalarında bir kişinin veya şirketin dava açarken avukatla temsil edilmesi genel olarak zorunlu tutulmaz. Davacı, başvurusunu doğrudan yapabileceği gibi yetkilendirdiği bir avukat ya da kanunun kabul ettiği başka bir temsilci aracılığıyla da süreci yürütebilir. Temsilci kullanıldığında yetki belgesinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
Yasal zorunluluk bulunmasa bile sınır ötesi ticari uyuşmazlıklarda profesyonel destek önemli bir güvence sağlar. Yetkili mahkemenin yanlış seçilmesi, delillerin süresinde sunulmaması veya ödeme emri yerine genel dava açılması hem zaman hem de maliyet kaybı doğurabilir. Üstelik Türk ve Bulgar şirketleri arasındaki dosyalarda uygulanacak hukuk, tercüme, tebligat ve yabancı belge kullanımı gibi ek katmanlar bulunur.
Kâğıt üzerinde küçük görünen bir usul hatası, tahsilat yolunda büyük bir tümseğe dönüşebilir.
Çoğu dava işlemi, şirket tarafından yetkilendirilen avukat veya hukuki temsilci aracılığıyla yürütülebilir. Dava dilekçesi temsilci tarafından imzalanabilir; bunun için temsil yetkisini gösteren vekâletnamenin dosyaya sunulması gerekir. Bulgaristan Avrupa e-Adalet Portalı da tarafların davayı şahsen veya yetkili temsilci aracılığıyla açabileceğini açıkça belirtir.
Bununla birlikte mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre şirket temsilcisinin açıklamasına ihtiyaç duyabilir veya tarafı duruşmaya çağırabilir. Bu nedenle “Bulgaristan’a hiçbir aşamada gidilmez” biçiminde kesin bir kabul yerine dosyanın kapsamına göre hareket edilmelidir.
Uygulamada süreç çoğunlukla şu şekilde ilerler:
Şahsen katılım ihtiyacı doğarsa mahkemenin talebi ve işlemin amacı ayrıca değerlendirilir.
Vadesinde ödenmeyen ticari alacak için sözleşmede kararlaştırılan faiz veya uygulanacak hukukun öngördüğü yasal gecikme faizi talep edilebilir. AB’nin ticari işlemlerde geç ödemelerle mücadele düzenlemeleri kapsamında faiz, ödeme süresinin sona ermesini izleyen günden itibaren işlemeye başlayabilir. Ayrıca belirli ticari işlemlerde alacaklı, tahsilat giderleri için en az 40 avro tutarında sabit tazminat ile makul ek masrafları talep edebilir.
Avrupa Komisyonunun güncel tablosuna göre Bulgaristan’daki ticari işlemler için yasal gecikme faizi, 1 Temmuz–31 Aralık 2026 döneminde yıllık %10,15 olarak gösterilmektedir. Bu oran dönemsel olarak güncellendiği için dava veya ihtar tarihi itibarıyla yeniden kontrol edilmelidir.
Türkiye ile Bulgaristan arasındaki bir ticari ilişkide uygulanacak faiz hesaplanırken sözleşmedeki hukuk seçimi, alacağın vadesi, para birimi ve uyuşmazlığın niteliği birlikte incelenir.
Türkçe sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri ve yazışmalar delil olarak sunulabilir; ancak Bulgaristan’daki hukuk yargılamasının resmî dili Bulgarcadır. Bu nedenle yabancı dildeki dilekçe ve delillerin Bulgarca tercümeleriyle birlikte mahkemeye verilmesi gerekir. Duruşma tutanakları ve mahkeme kararları da Bulgarca hazırlanır.
Belgenin türüne bağlı olarak yalnızca tercüme yeterli olabilirken bazı resmî belgeler için noter tasdiki, apostil veya ek doğrulama işlemleri gündeme gelebilir. Örneğin:
Çeviri sırasında yalnızca kelimelerin aktarılması yetmez. Sözleşmedeki cezai şart, teslim, fesih ve yetki hükümlerinin hukuki anlamı korunmalıdır. Tek bir terimin hatalı çevrilmesi, tarafların yükümlülükleri hakkında farklı bir yorum yaratabilir.
Mahkeme, davayı tamamen veya kısmen kazanan taraf lehine yargılama giderlerine hükmedebilir. Talebin kabul edilen bölümü oranında mahkeme harçları, avukatlık giderleri, duruşmaya katılım masrafları ve delillerin toplanması için yapılan bazı harcamalar karşı taraftan istenebilir. Talebin yalnızca bir bölümü kabul edilirse gider paylaşımı da başarı oranına göre hesaplanır.
Her harcamanın otomatik biçimde karşı tarafa yüklenmesi beklenmemelidir. Masrafların:
önem taşır.
Bu nedenle avukatlık sözleşmeleri, ödeme dekontları, tercüme faturaları, bilirkişi giderleri ve diğer harcama belgeleri dava boyunca düzenli biçimde saklanmalıdır. Mahkeme kararı alacağı güvence altına alırken belgelenmiş masraflar da tahsil edilecek toplam tutarın doğru hesaplanmasına yardımcı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Her ticari uyuşmazlık; sözleşme, taraflar, deliller ve süreler açısından ayrı hukuki inceleme gerektirir.
