Bulgaristan haritasına uzaktan bakıldığında küçük bir ülke gibi görünür; fakat yaklaştıkça, tıpkı ince işlenmiş bir satranç tahtası gibi, her karede farklı bir fırsat sakladığını fark edersiniz. Son yıllarda girişimcilerin rotasını Sofya’ya, Plovdiv’e ve Varna’ya çeviren şey tam da bu derinliktir. “Bulgaristan'da Şirket Kurma Maliyeti ve Süreçleri” ifadesi yalnızca bir arama terimi olmaktan öte, aslında yeni bir oyunun kurallar kitabını temsil eder: düşük vergiler, Avrupa Birliği pazarı, stratejik konum ve beklenenden daha hızlı ilerleyen bürokrasi. Bir yatırımcı için bu yolculuk bazen sakin bir tren hattı, bazen de virajlı bir dağ yolu gibidir; doğru rehberlik ve doğru planlama ile manzara her adımda güzelleşir.
Girişimciler bu yola çıkarken çoğu zaman iki temel sorunun etrafında döner “Ne kadar ödeyeceğim?” ve “Ne kadar sürecek?” İşte “Bulgaristan'da Şirket Kurma Maliyeti ve Süreçleri” başlığı tam da bu iki sorunun kavşağında durur. Bulgaristan’da kurumlar vergisinin %10 gibi Avrupa’nın en düşük oranlarından birinde olması, birçok kişiye göre “masanın üzerindeki altın karttır”. Yine de maliyet yalnızca vergi oranından ibaret değildir; noter, tercüme, ticaret sicili, banka ve muhasebe gibi kalemler de denklemin parçasıdır. Bu nedenle süreç, tek bir fiyat etiketi yerine bir orkestrayı andırır; her enstrüman doğru zamanda çalarsa uyum ortaya çıkar.
Bir arkadaşınız kahve içerken size sorabilir, “Bulgaristan’da şirket kurmak kolay mı?” Cevabınız kısa bir evet ya da hayırdan ziyade, katmanlı bir hikâye olur. Çünkü bu hikâye şunları içerir:
Yol haritasının temel taşları
Bir adım daha somutlaştıralım. Süreci kabaca şu şekilde düşünebilirsiniz:
Resmî rakamlar işin bir yüzü pratik gerçekler diğer yüzüdür. Ortalama bir kurulum 5–10 iş günü arasında tamamlanırken, belgeler eksiksiz olduğunda bu süre daha da kısalabilir. Toplam başlangıç maliyeti çoğu zaman birkaç bin avro bandında seyreder; gelgelelim şirket türü, faaliyet alanı ve danışmanlık tercihi bu aralığı genişletebilir. Benim gözümde Bulgaristan, girişimci için “küçük ama hızlı çalışan bir motor” gibidir. Hacmi büyük olmayabilir, fakat doğru yakıtla beklenenden güçlü performans gösterir.
Finansal planlama her girişimcinin yolculuğunda bir pusuladır; yalnızca rakamlar topluluğu olmaktan öte, nereye ne zaman adım atmanız gerektiğini gösteren bir harita gibidir. Bulgaristan’da şirket kurarken maliyetler, 2026 yılında da farklı senaryolara göre değişkenlik gösterecek bir portre çizer. Ülke, genel çerçevede nispeten düşük maliyetli bir giriş ortamı sunsa bile, ayrıntılar sizi şaşırtabilir; çünkü başlangıçta yapılan tercihler toplam bütçeyi doğrudan etkiler.
Bu noktayı üç ana kategori hâlinde düşünmek faydalıdır:
Bu üç çerçeve birer tahminin ötesinde; eş zamanlı olarak kararlarınızın sonuçlarını öngörmenize yardımcı olacak bir kılavuzdur. Zira maliyet artışı her zaman kötü bir şey anlamına gelmez; bazen daha fazla zaman ve kaynak ayırmak, uzun vadede sorun oluşturacak sıkıntıları önler.
Bir girişimcinin zihninde maliyetler genellikle tek seferlik ve sürdürülebilir masraflar olmak üzere iki ana kategoride yer bulur.
Tek seferlik maliyetler genellikle sürecin başlangıcına ilişkindir:
Bu kalemler ilk günlerde karşınıza çıkar ve bir kere yapıldıktan sonra tekrarlanmaz. Ne var ki bazıları, eksik veya yanlış yapılırsa, yeniden ödeme gerektirebilecek potansiyel tuzaklar barındırır.
Aylık / yıllık maliyetler ise şirket yaşadıkça tekrar eden kalemlerdir ve ihmal edilmemesi gerekir:
Bu sürekli maliyetler, başlangıçtaki yükün üzerine eklenen “süreklilik” hissi verir. Örneğin Bulgaristan’da muhasebe hizmeti alan bir işletmenin aylık giderleri, ilk kurulum maliyetinden ayrı tutulmalıdır; çünkü bu giderler şirket sürdükçe devam eder.
Başlangıçta 4.000 EUR civarında toplam bir bütçe ayırmak çoğu işletme için akıllıca bir başlangıç noktasıdır; fakat sürdürülebilir operasyonlar için yıllık planlamada bunun iki katı bir esneklik bırakmak, ileride çıkabilecek beklenmedik ihtiyaçlar için sizi rahatlatır.
Unutmayın: maliyet yalnızca para rakamları değildir; beraberinde şirketinizin ilk adımlarında size esneklik sağlayacak bir özgüven kaynağıdır.
Bir şirket kurma süreci tek bir fatura kaleminden ibaret görünürken gerçekte çok katmanlı bir tabloya benzer. Tıpkı bir mimarın binayı yalnızca dış cepheyle değerlendirmemesi gibi, Bulgaristan’da şirket kurma maliyetini de yalnızca “toplam rakam” üzerinden okumak yanıltıcı olur. Asıl resmi, kalem kalem ayrıştırdığınızda görürsünüz: kimi giderler kaçınılmazdır, kimileri ise sizi hızlandıran ama zorunlu olmayan tercihlerin bedelidir.
Bunlar sürecin temel taşıdır; bir binanın temeli gibi, yok sayıldığında yapı ayakta kalmaz. 2026 pratiğinde neredeyse her kurulumda karşınıza çıkan ana başlıklar şunlardır:
1) Ticaret Sicili Kayıt Ücretleri
Bulgaristan Ticaret Sicili’ne (Commercial Register) başvuru yapılmadan şirket resmiyet kazanmaz. Resmî harçlar şirket türüne göre değişse de genellikle yüzlerce avro bandında seyreder. Bu kalem, “giriş bileti” gibidir: ödendiğinde kapı açılır.
2) Noter Tasdiki ve Tercüme
Eğer belgeler Bulgarca düzenlenmiyorsa, yeminli tercüme ve noter tasdiki devreye girer. Birçok yabancı yatırımcı için bu adım, sürecin en somut yüzüdür. Kimi zaman birkaç sayfa, kimi zaman bir dosya dolusu evrak söz konusudur; hacim büyüdükçe maliyet de doğal olarak artar.
3) Şirket Adresi (Kayıtlı Ofis)
Her Bulgar şirketinin yasal bir adresi bulunur. Bu, gerçek bir ofis olabileceği gibi sanal ofis hizmeti de olabilir. Ortalama piyasa rakamları yıllık birkaç yüz avrodan başlar. Adres, yalnızca posta kutusu değildir; bunun yanı sıra resmi yazışmaların düğüm noktasıdır.
4) Banka Hesabı Açılışı ve Sermaye Blokajı
Şirket kuruluşunda sermayenin geçici bir banka hesabına yatırılması gerekir. EOOD/OOD gibi yapılarda bu tutar genellikle sembolik düzeydedir, ancak banka KYC süreci çoğu zaman en zahmetli aşamadır. Belgeler eksiksizse süreç hızlanır; eksikse zaman uzar.
5) Vergi Dairesi Kaydı ve Muhasebe Başlangıcı
Şirket tescil edilir edilmez vergi numarası alınır ve muhasebe düzeni kurulur. Bu aşama, “kuruluş bitti” duygusu verirken aslında yeni bir disiplinin başlangıcını temsil eder.
Tecrübeli yatırımcılar, bu beş kalemi bir paket gibi düşünür; birini ihmal etmek, diğerlerinin etkisini zayıflatır.
Bunlar yasal zorunluluk taşımayan fakat pratikte neredeyse her ciddi girişimde tercih edilen kalemlerdir. Bir tür “konfor paketi” gibi düşünebilirsiniz.
Rakamlarla hızlı çerçeve:
Zorunlu kalemler aracınızın motoruysa, opsiyonel kalemler süspansiyon ve direksiyon gibidir. Biri sizi yola çıkarır, diğeri yolculuğu pürüzsüz kılar.
Şirket türünü seçmek bir gemiye hangi yelkeni takacağınıza karar vermeye benzer. Küçük bir tekneyle kıyı boyunca ilerleyebilirsiniz; fakat okyanusa açılacaksanız daha büyük, daha sağlam bir donanıma ihtiyaç duyarsınız. Bulgaristan’da EOOD, OOD, AD ya da şube arasında yapılacak tercih de tam olarak böyle çalışır: hedefiniz büyüdükçe maliyet, süreç ve yükümlülükler de katmanlaşır.
Birçok girişimci “en ucuzu hangisi?” sorusuyla başlar; ben ise çoğu zaman “en uygun olan hangisi?” diye karşılık veririm. Çünkü doğru yapı, yalnızca başlangıç maliyetini düşürmez, aynı zamanda operasyonu kolaylaştırır ve büyümeyi hızlandırır.
Bulgaristan’ın yatırım ortamı, teşvikleri ve sektör bazlı fırsatları hakkında detaylı resmi bilgi almak isteyenler Invest Bulgaria Agency (Yatırım Ajansı) kaynaklarını inceleyebilir.
Aşağıdaki çerçeve, kararınızı netleştiren pratik bir pusula gibi düşünülebilir.
1) EOOD (Tek Ortaklı Limited Şirket)
EOOD, sade yapısı sayesinde en popüler tercih olmayı sürdürüyor. Tek kaptanlı bir gemi gibidir: hızlı döner, karar alması kolaydır, bürokrasisi daha hafiftir. Benim gözlemim, çoğu Türk girişimcinin Bulgaristan macerasına EOOD ile başlamasıdır.
2) OOD (Çok Ortaklı Limited Şirket)
OOD, masa etrafında birden fazla karar vericinin olduğu bir yapı sunar. Ortaklık sözleşmesi ne kadar net yazılırsa, süreç de o kadar pürüzsüz ilerler. Bir bakıma satranç tahtası gibidir taşlar çoğaldıkça strateji derinleşir.
3) AD (Anonim Şirket)
AD, ağır topların sahaya çıktığı yapı olarak görülebilir. Kurulumu daha maliyetli, yönetimi daha formal ve raporlama yükümlülükleri daha sıkıdır. Ancak uluslararası yatırımcılar nezdinde güvenilirlik yaratır; tıpkı büyük bir limanın derin sular sunması gibi.
4) Şube (Bulgaristan’da şube açmak)
Şube, ana şirketin bir uzantısı gibidir; ayrı bir tüzel kişilik kurmazsınız, fakat yerel faaliyet gösterebilirsiniz. Hızlı başlangıç sağlar, fakat yerel vergi ve muhasebe yükümlülüklerinden kaçış sunmaz.
Şimdi işin daha teknik, fakat bir o kadar kritik kısmına gelelim; sermaye ve günlük operasyonun pratikleri.
Minimum sermaye tablosu (2026 pratiği):
Yasal olarak düşük sermaye mümkün olsa bile, operasyonel güven yaratmak isteyenler genellikle 2.000–10.000 BGN bandını tercih eder.
Operasyonel gerçekler (sahadaki pratikler):
Kısa bir karşılaştırma, tek bakışta:
Bulgaristan’da şirket kurmak, ilk bakışta karmaşık bir labirent gibi görünse de doğru sırayı izlediğinizde iyi işaretlenmiş bir yürüyüş parkuruna dönüşür. Ben bu süreci her zaman bir domino dizisine benzetirim. İlk taşı doğru iterseniz, gerisi kendi ritmiyle ilerler. Her adım bir sonraki için zemin hazırlar; aceleye getirilen ya da atlanan bir halka, zincirin tamamını yavaşlatır.
Aşağıda yer alan akış, pratikte en sık karşılaşılan güzergâhı yansıtır. Bu sırayı takip etmek hem maliyetleri kontrol altında tutar hem de süreci öngörülebilir kılar.
1) İsim ve kayıtlı adresin belirlenmesi — yolun başlangıcı
Her şey bir isimle başlar. Şirket unvanınızın Bulgaristan Ticaret Sicili’nde daha önce alınmamış olması gerekir; bu nedenle kısa bir isim araştırması yapılır. Aynı anda, şirketin resmi adresi netleştirilir. Bu adres kimi zaman gerçek bir ofis, kimi zaman profesyonel bir sanal ofis olur. Adres, yalnızca posta almak için bir nokta değildir; devletle kuracağınız tüm yazışmaların merkezi hâline gelir.
2) Banka hesabı ve sermaye yatırımı — kapıyı açan anahtar
İsim ve adres hazırlandıktan sonra geçici bir banka hesabı açılır ve kuruluş sermayesi yatırılır. Banka süreci çoğu zaman en dikkat isteyen aşamadır; çünkü KYC (müşterini tanı) incelemesi yapılır, iş planı ve ortaklık yapısı sorulur. Belgeler düzenli olduğunda süreç akıcı ilerler; eksiklikler varsa tempo düşer. Bu adımı, sürecin “kalite kontrolü” gibi düşünebilirsiniz.
3) Ticaret Sicili’ne başvuru — resmi doğum anı
Sermaye yatırıldıktan sonra dosya Ticaret Sicili’ne sunulur. Ana sözleşme, ortak bilgileri, yönetici ataması ve adres gibi temel unsurlar bu aşamada kayıt altına alınır. Onay geldiği an, şirketiniz hukuken varlık kazanır. Bir bakıma bu an, girişiminizin resmî doğum günü gibidir.
4) Vergi kaydı ve muhasebe düzeni — düzen kurma zamanı
Tescilin ardından vergi numarası alınır ve yerel bir muhasebe sistemi devreye girer. Bulgaristan’da düzenli muhasebe pratiği zorunludur; faturalar, beyanlar ve raporlamalar bu çerçevede yürütülür. Kuruluş burada sona ermez, yeni bir disiplin başlar.
Banka adımını sağlam kurarsanız, ticaret sicili ve vergi kaydı adımları çoğu zaman sorunsuz akar.
Gerçekçi bir takvim, girişimcinin en iyi dostudur. Belgeler eksiksiz olduğunda tipik bir kurulum şu tempoda ilerler:
Gün 1–2: Hazırlık
Gün 2–5: Banka ve sermaye yatırımı
Gün 5–8: Ticaret Sicili başvurusu ve onay
Gün 8–10: Vergi kaydı ve muhasebe kurulumu
Ortalama bir kurulum 5–10 iş günü arasında tamamlanır. Belgeler eksikse bu süre 2–3 hafta uzayabilir; profesyonel destek alınırsa kimi zaman daha da kısalır. Hızlandırılmış işlemlerle takvim sıkıştırılabilir, fakat bunun bir bedeli olur.
Benim gözümde bu süreç, bir nehir gibidir; doğru yatağı bulduğunuzda akış kendiliğinden hızlanır. Planlı ilerlerseniz zaman sizin müttefikiniz olur.
Şirket tescil edildiği an çoğu girişimci derin bir nefes alır; fakat bu nefes, maratonun bitişi kadar başlangıcına da işaret eder. Bulgaristan’da şirket kurmak sizi sahaya çıkarır, ancak oyunun gerçek kuralları bundan sonra başlar. Vergiler, KDV süreçleri, düzenli muhasebe ve yıllık raporlama; bir orkestra gibi birlikte çalındığında uyumlu, ihmal edildiğinde ise gürültülü bir tablo ortaya koyar.
Ben bu aşamayı her zaman bir geminin limandan ayrılmasına benzetirim. Limandan çıkmak cesaret ister, fakat asıl ustalık açık denizde rotayı koruyabilmektir. Bulgaristan mevzuatı da tam olarak bunu talep eder. Başlangıçta değil, süreklilik içinde disiplin.
Bulgaristan’ın cazibesinin temelinde vergi rejiminin sadeliği ve rekabetçiliği yatar. Ancak sadelik, dikkatsizlik anlamına gelmez; her kalemin kendi mantığı bulunur.
1) Kurumlar Vergisi
Bulgaristan’da kurumlar vergisi oranı %10 seviyesindedir. Avrupa ölçeğinde bakıldığında bu oran, adeta düz bir otoban gibidir. Yüksek vergili ülkelerin keskin virajlarına kıyasla çok daha akıcı. Yine de bu oranı doğru hesaplayabilmek için gelir-gider kayıtlarının düzenli tutulması şarttır.
2) KDV (Katma Değer Vergisi)
KDV birçok girişimci için en kritik başlıklardan biridir. Standart oran %20 olarak uygulanır. Şirketiniz belirli bir ciro eşiğine ulaştığında KDV kaydı zorunlu hâle gelir; bu eşik, çoğu işletmenin yakından takip etmesi gereken bir dönüm noktasıdır. Kimi şirketler ise ticari strateji gereği eşiği beklemeden gönüllü kayıt yaptırır.
Burada önemli olan şudur: KDV, yalnızca bir vergi kalemi değildir; aynı zamanda profesyonel muhasebe altyapısı gerektiren bir sistemdir.
3) Temettü Vergisi
Şirket kâr dağıttığında temettü üzerinden vergi söz konusu olur. Bu oran da görece makuldür ve Bulgaristan’ı yatırımcılar için cazip kılan unsurlardan biridir. Kârın şirket içinde tutulması ile dağıtılması arasında yapılacak tercih, vergi planlamasının merkezindedir.
4) Sosyal güvenlik ve bordro yükleri
Eğer şirketiniz çalışan istihdam ederse, maaş üzerinden sosyal güvenlik ve ilgili kesintiler devreye girer. Bu yükler sektör, pozisyon ve ücret seviyesine göre değişir. Küçük ekiplerde dahi bu kalemin doğru yönetilmesi, ileride oluşabilecek cezaların önüne geçer.
Bulgaristan’ın vergi sistemi karmaşık görünse de doğru muhasebe ile oldukça öngörülebilir hâle gelir.
KDV eşikleri, beyan takvimi ve güncel vergi uygulamaları hakkında en doğru bilgiye Bulgaristan Ulusal Gelir Ajansı (NRA) üzerinden ulaşabilirsiniz.
Vergi oranları ne kadar avantajlı olursa olsun, Bulgaristan’da şirket kurmanın gerçek omurgası düzenli muhasebedir. Kuruluş sonrasında disiplin, en az başlangıç sermayesi kadar değerlidir.
Aylık muhasebe pratiği
Her ay şirketinizin tüm gelir ve giderleri kayıt altına alınır. Faturalar sınıflandırılır, banka hareketleri eşleştirilir ve gerekli beyanlar hazırlanır. Çoğu işletme bu işi yerel bir muhasebe ofisine devreder; çünkü dil, mevzuat ve teknik detaylar uzmanlık gerektirir.
Aylık muhasebe gideri genellikle şirketin işlem hacmine bağlıdır. Az hareketli bir şirket için makul rakamlar söz konusu iken, yoğun ticaret yapan firmalarda bu tutar doğal olarak yükselir. Benim bakışım şu yöndedir: düzenli muhasebe, masraf kadar sigortadır.
KDV beyanları
KDV kaydı bulunan şirketler için aylık ya da üç aylık beyan dönemleri vardır. Satış ve alış KDV’si arasındaki fark hesaplanır, ilgili tutar devlete ödenir ya da mahsup edilir. Bu süreç, bir terazinin iki kefesi gibidir; dengeyi doğru kurmak gerekir.
Yıllık beyan ve finansal tablolar
Her mali yılın sonunda şirket, yıllık vergi beyannamesini sunar ve finansal tablolarını Ticaret Sicili’ne bildirir. Bilanço, gelir tablosu ve ilgili ekler bu paketin parçalarıdır. Bu raporlama yalnızca yasal bir zorunluluk değildir; aynı zamanda şirketinizin sağlığını gösteren bir röntgen gibidir.
Denetim ve şeffaflık
Büyük ölçekli şirketlerde bağımsız denetim zorunluluğu gündeme gelebilir. Küçük işletmelerde bu şart çoğu zaman bulunmaz; ancak büyüme hedefi olan firmalar için denetim, yatırımcı güvenini artıran bir araçtır.
Tek bakışta özet:
Kuruluş süreci sizi yola çıkaran motor ise, vergiler ve muhasebe bu motorun düzenli bakım programıdır. Bakımı aksatırsanız performans düşer; özen gösterirseniz uzun yıllar sorunsuz ilerlersiniz.
Bulgaristan’da şirket kurmak yalnızca bir tüzel kişilik oluşturmak anlamına gelmez; sınırları aşan bir iş vizyonunun ilk adımıdır. Doğru maliyet planlaması, bilinçli şirket türü seçimi ve disiplinli muhasebe altyapısı ile bu ülke, girişimciler için sağlam bir sıçrama tahtasına dönüşür. Başlangıçta karşılaşılan her bürokratik adım, uzun vadede sizi daha güçlü bir iş yapısına taşır; tıpkı iyi inşa edilmiş bir köprünün sizi güvenle karşı kıyıya geçirmesi gibi.
Maliyetleri kalem kalem görmek, süreci adım adım anlamak ve vergi yükümlülüklerini baştan kavramak, belirsizliği azaltır. Bu rehberde çizdiğimiz çerçeve, sizi yalnızca bugünün kararlarında yönlendirmekten ziyade, yarının büyüme planlarını güvenle kurabilmeniz için tasarlandı. Bulgaristan’da başarı, tesadüflerin ürünü olmaktan ziyade planlı hareketin doğal sonucudur.
Eğer bu yolculuğu bir adım ileri taşımak istiyorsanız, aşağıdaki yazılarımız da size yeni perspektifler kazandıracaktır:
Bu içerikler, Bulgaristan’daki yatırım stratejinizi daha geniş bir çerçevede değerlendirmenize yardımcı olacak ve kararlarınızı daha sağlam temellere oturtacaktır.
Otomatik olarak sağlamaz. Şirket kurmak sizi Bulgaristan’ın ticari hayatına dâhil eder, fakat ikamet statüsü ayrı bir hukuki süreçtir. Birçok girişimci bu iki başlığı aynı zanneder; oysa şirket ve oturum birbirine paralel ama bağımsız raylarda ilerler.
Eğer Bulgaristan’da yaşamak istiyorsanız, yatırımcı vizesi, serbest meslek statüsü ya da diğer uygun ikamet türleri için ayrıca başvuru yapmanız gerekir. Şirket sahipliği bu başvuruyu destekleyebilir, fakat tek başına yeterli bir bilet sunmaz.
Evet, ticaret siciline tescil tamamlanır tamamlanmaz faaliyet gösterebilirsiniz. Ama KDV boyutu burada devreye girer. KDV kaydınız yoksa, KDV’siz fatura düzenlersiniz; kayıtlıysanız KDV’li fatura kesmeniz gerekir.
Pratikte çoğu şirket, ilk faturalarını kesmeden önce muhasebe altyapısını tam oturtur. Bu, hızlı çıkış için fren gibi görünse de uzun vadede hataları önleyen bir güvenlik şerididir.
Hayır, zorunlu değildir. Süreçteki resmi evraklar Bulgarca düzenlenir; fakat yeminli tercüman ve yerel danışmanlık hizmetleri bu boşluğu kapatır.
Yine de birkaç temel terimi öğrenmek süreci daha akıcı hâle getirir. Bu, yol tabelalarını okumayı öğrenmek gibidir: şart olmayabilir, fakat yolculuğu rahatlatır.
Evet, Bulgaristan AB üyesi olduğu için kurulan şirket AB iç pazarına erişim kazanır. Bu, birçok girişimci için en güçlü çekim noktasıdır.
Lakin her ülkenin kendi mevzuat nüansları bulunur. Örneğin ürün satışı yapıyorsanız, hedef pazardaki regülasyonlara uyum sağlamanız gerekir. Yani kapı açılır, fakat içerdeki kurallar ülkeye göre değişir.
Hayır, yerel ortak zorunluluğu bulunmaz. Yabancı yatırımcılar tek başlarına EOOD kurabilir ya da uluslararası ortaklık yapıları oluşturabilir.
Bazı sektörlerde yerel iş ortağı pratik avantaj sağlayabilir; örneğin bürokrasi, tedarik zinciri ya da müşteri ilişkileri açısından kapıları daha hızlı aralayabilir. Ama bu tamamen stratejik bir tercih meselesidir, yasal bir gereklilik değildir.
