Avrupa’nın kenarında, Balkanlar’ın tam kalbinde yer alan bir ülke düşün. Tarihi ağır, sokakları sessiz ama imkânları şaşırtıcı derecede geniş. Son yıllarda Türkiye’den ve dünyanın farklı noktalarından pek çok kişinin yönünü çevirdiği Bulgaristan, özellikle oturum hakkı arayanlar için ciddi bir alternatif hâline geldi. İşte tam bu noktada herkesin aklında aynı soru beliriyor; Bulgaristan’da hangi yollarla, hangi statülerle yaşamak mümkün?
Göçmenlik danışmanlarının ofislerinde, kahve aralarında yapılan uzun sohbetlerde, hatta internet forumlarında sıkça konuşulan bir konu; Bulgaristan Oturum İzni Türleri. Kimi eğitim için geliyor, kimi iş kurma planları yapıyor, kimi ise ailesiyle birlikte daha sakin bir yaşam hayali kuruyor. Her hikâye başka, her motivasyon farklı. Buna rağmen hepsinin ortak bir kesişim noktası bulunuyor; doğru oturum izni türünü seçmek.
Rakamlar da bu ilgiyi doğrular nitelikte. Bulgaristan İçişleri Bakanlığı verilerine göre, son beş yıl içinde verilen geçici ve uzun süreli oturum izinlerinde %30’un üzerinde artış yaşandı. Bu artış, konunun rastlantısal bir heves olmadığını açıkça gösteriyor. Yatırımcılar, öğrenciler, serbest meslek sahipleri ve aile birleşimi yolunu tercih edenler… Hepsi aynı masanın etrafında, farklı nedenlerle ama benzer sorularla buluşuyor.
Bu yazıda, Bulgaristan Oturum İzni Türleri konusunu yalnızca başlıklar altında sıralamakla yetinmeyeceğiz. Hangi izin kime uygun, hangi yol daha sürdürülebilir, hangi tercihler uzun vadede daha az sorun çıkarır; bunların tamamını, bir dost sohbeti akışında, sade ama derinlikli biçimde ele alacağız. Çünkü bazen doğru bilgi, yanlış bir adımı atmaktan çok daha değerlidir.
Bir ülkede uzun süre kalma fikri, çoğu zaman romantik bir hayalle başlar. Yeni sokaklar, yeni bir dil, farklı bir tempo… Bulgaristan söz konusu olduğunda bu hayalin resmi karşılığı oturum izni kavramında somutlaşır. Kâğıt üzerinde teknik bir terim gibi dursa da pratikte günlük hayatın anahtarıdır. Bankada hesap açmaktan ev kiralamaya, sağlık hizmetlerinden eğitim hakkına kadar pek çok kapıyı açan bir statüden söz ediyoruz.
Bulgaristan oturum izni, yabancı uyruklu kişilere ülkede 90 günden uzun süre yaşama hakkı tanıyan resmi bir belgedir. Turistik ziyaretler kısa vadeli planlar için yeterli olabilir; ancak yaşam kurma, iş yürütme ya da eğitim alma gibi hedefler söz konusu olduğunda tablo değişir.
Bu izin genellikle şu gruplar için gündeme gelir:
İstatistikler de bu çeşitliliği destekler. 2025 yılı verilerine göre Bulgaristan’da verilen yeni oturum izinlerinin yaklaşık %42’si çalışma ve yatırım temelli başvurulardan oluşuyor. Eğitim ve aile birleşimi ise %35’lik önemli bir paya sahip.
Oturum izni süreci çoğu zaman D tipi vize ile başlar. Bu vize, uzun süreli kalış amacı taşıyan kişilere verilen ve Bulgaristan’a yasal girişin ilk adımı kabul edilen bir belgedir. Konsolosluk üzerinden alınır ve tek başına uzun vadeli yaşam hakkı sağlamaz; fakat oturum iznine giden yolu açar.
Bu noktada bazı temel kavramları netleştirmek gerekir:
Aralarındaki ilişki zincir gibidir. D tipi vize olmadan oturum izni başvurusu yapılamaz. Oturum izni olmadan da ülkede kalıcı bir düzen kurmak mümkün olmaz. Bu nedenle sürecin başında atılan adımlar, ileride yaşanacak deneyimin kalitesini doğrudan etkiler.
Bulgaristan oturum izni bir evrak yığınına sıkışmış bürokratik bir konu gibi görünse bile, aslında yaşam planının merkezinde yer alır. Doğru kavramlarla yola çıkanlar için süreç daha öngörülebilir, daha sakin ilerler.
Bulgaristan’da yaşam planı yapan herkesin yolu er ya da geç aynı kavşağa çıkar. Hangi oturum izni? Süresi ne kadar? Sonrası var mı? Masanın üzerine yayılan belgeler arasında bu sorular dolaşır durur. Aslında tablo sanıldığı kadar karmaşık sayılmaz; yeter ki izin türlerinin mantığını doğru yerden okumayı bil.
Geçici oturum izni, Bulgaristan’daki hayatın “ilk adımı” olarak kabul edilir. Ülkeye D tipi vize ile giriş yapan yabancıların büyük çoğunluğu, yolculuğa bu izinle başlar. Süresi genellikle 1 yıl olarak belirlenir ve her yıl uzatma imkânı bulunur.
Bu izni alabilen gruplar oldukça geniştir:
Göç İdaresi istatistiklerine göre, ülkede verilen oturum izinlerinin yaklaşık %60’ı geçici statü kapsamında düzenleniyor. Bu oran, sistemin omurgasını net biçimde gösteriyor.
Bu izin, hayatı tanıma süresi gibidir. Ülkeyi, sistemi, temposu ağır bürokrasiyi… Hepsi bu evrede öğrenilir.
Geçici oturum izniyle geçirilen yılların ardından sahneye uzun süreli oturum izni çıkar. Genellikle 5 yıl boyunca kesintisiz ve yasal ikamet sağlayan kişiler bu aşamaya geçiş yapar. Artık dosyalar kalınlaşmış, sistem sizi tanımaya başlamıştır.
Uzun süreli oturum izninin sunduğu başlıca avantajlar şunlardır:
Yenileme süreci geçici izne kıyasla daha rahattır. Temel beklenti; ülkede yaşamın sürdüğünü, adres kaydının aktif olduğunu ve yasal koşulların korunduğunu göstermekten ibarettir.
“Uzun süreli oturum, Bulgaristan’ın sizi misafirden çok yerleşik olarak görmeye başladığı noktadır.”
Daimî oturum izni, sistemin zirvesidir. Süresizdir. Yenileme takvimi yoktur. Oturum kartı teknik olarak güncellenir, fakat hak kaybolmaz. Bu statüye ulaşanlar, ülkede neredeyse bir Bulgaristan vatandaşı kadar rahat hareket eder.
Başvuru için öne çıkan şartlar:
Avantajlar kısmı ise oldukça cazip:
Bu aşamada kararlar daha ağır, beklentiler daha nettir. Bulgaristan artık geçici bir durak olmaktan çıkar, hayatın merkezine yerleşir.
Avrupa Birliği vatandaşları için süreç bambaşka bir kulvarda ilerler. Pasaport kontrolünden sonra başlayan bu yolculuk, klasik oturum izinlerinden çok daha sade adımlarla şekillenir. AB vatandaşları, Bulgaristan’a yerleştiklerinde EU Residence Certificate adı verilen kayıt belgesini alır.
Bu sertifika:
Genellikle 5 yıla kadar geçerli olur ve ülkede yasal ikamet edildiğini resmi olarak belgeler. Bürokrasi daha hafiftir, belge listeleri daha kısadır, süreç daha akıcı ilerler.
Bulgaristan oturum izni türleri arasında herkes için ayrı bir kapı bulunur. Hangi kapının size açılacağını belirleyen şey ise pasaporttan çok, niyetiniz ve planınız olur.
Bürokrasi kelimesi çoğu insanın omuzlarını düşürür. Dosyalar, randevular, kaşeler… Yine de Bulgaristan oturum izni süreci, doğru sırayla ilerlediğinde sandığınız kadar yorucu bir yolculuk sunmaz. Adımlar nettir, beklentiler bellidir. Bir masaya oturup süreci parçalara ayırınca her şey daha anlaşılır hâle gelir.
Her şey, yolculuğun resmi başlangıç noktası olan D tipi vize ile başlar. Bu başvuru Bulgaristan’ın Türkiye’deki konsoloslukları aracılığıyla yapılır. Amaç nettir ülkede uzun süre kalma niyetini resmi olarak beyan etmek.
Başvuruda genellikle şu belgeler talep edilir:
İstatistiksel bir not düşmek gerekirse; eksiksiz dosya ile yapılan başvuruların büyük bölümü 30–45 gün içinde sonuçlanır. Süre, başvuru amacına ve yoğunluğa göre değişkenlik gösterebilir.
Bu aşama, sürecin en dikkat isteyen kısmıdır. Atlanan küçük bir detay, zaman kaybı yaratabilir.
D tipi vize onaylandıktan sonra Bulgaristan’a giriş yapılır. Valizi yerleştirip ilk kahve içildikten sonra, resmi adımlar başlar. Bunların ilki ikamet adresi kaydıdır.
Bu kayıt:
üzerinden gerçekleştirilir. Adres kaydı sonraki tüm işlemlerin temel taşıdır. Banka, sağlık sigortası, oturum kartı… Hepsi bu bilgiye dayanır.
Adres kaydı tamamlandığında sıra sürecin en somut çıktısına gelir: Liçna Karta, yani oturum kartı. Bu kart, Bulgaristan’daki yasal statünüzün cüzdana sığan hâlidir.
Başvuru Göç İdaresi üzerinden yapılır ve şu adımları içerir:
Ortalama teslim süresi 2 ila 4 hafta arasında değişir. Kart elinize geçtiğinde, Bulgaristan’daki yaşam resmen başlar.
Oturum izni bir kez alındıktan sonra süreç bitmiş sayılmaz. Geçici ve uzun süreli izinlerde yenileme konusu her zaman gündemdedir. Yenileme başvurusu, izin süresi dolmadan önce yapılır ve temel beklenti değişmez:
Erken yapılan başvurular, süreci ciddi biçimde rahatlatır. Deneyim gösteriyor ki, son haftaya bırakılan işlemler gereksiz stres yaratır.
Sonuç olarak, Bulgaristan oturum izni başvuru süreci bir maraton gibi ilerler. Hızdan çok ritim önemlidir. Doğru adımlarla yürüyenler için yol, tahmin edilenden çok daha sakin akar.
Bir masanın üzerinde yan yana dizilmiş evraklar… Kimi zaman fazla gibi görünür, kimi zaman eksik hissi verir. Bulgaristan oturum izni başvurularında belgeler, sürecin omurgasını oluşturur. Tür değiştikçe beklentiler de şekil değiştirir. Yine de bazı evraklar vardır ki, dosyanın değişmez parçaları arasında yer alır.
En temel noktadan başlamak gerekir. Geçerli bir pasaport, başvurunun sessiz kahramanıdır. Genellikle şu kriterler aranır:
Biyometrik fotoğraf konusu ise küçük ama kritik detaylar barındırır. Arka fon, ölçüler, yüz ifadesi… Göç İdaresi verilerine göre, iade edilen dosyaların yaklaşık %12’si fotoğraf standartlarına uyumsuzluk sebebiyle geri çevriliyor. Küçük bir detay, büyük bir gecikmeye yol açabiliyor.
Bulgaristan makamları, ülkede kalacak kişinin ekonomik açıdan ayakta durabileceğini görmek ister. Bu beklenti, karmaşık tablolarla sunulmaz; net ve okunur belgeler tercih edilir.
Sıklıkla talep edilen kanıtlar şunlardır:
Rakam vermek gerekirse, başvuru sahibinin Bulgaristan’daki asgari yaşam giderlerini karşılayabilecek seviyede gelire sahip olması beklenir. Bu tutar, izin türüne göre değişkenlik gösterebilir.
“Maddi yeterlilik, zenginlik göstergesi olarak okunmaz; sürdürülebilir yaşam işareti olarak değerlendirilir.”
Adres meselesi, Bulgaristan’da resmi işlemlerin merkezinde yer alır. Başvuru dosyasında:
gibi evraklar yer alır. Bu belgeler, ikamet kaydının dayanağını oluşturur.
Sağlık sigortası ise çoğu zaman göz ardı edilir; oysa sistem için vazgeçilmezdir. Bulgaristan’da geçerli, tüm kalış süresini kapsayan bir sigorta poliçesi sunulması beklenir. Acil tedavilerden temel sağlık hizmetlerine kadar kapsamlı olması tercih edilir.
Dosyanın en karakteristik kısmı, başvuru amacına göre şekillenir. Her izin türü, kendi hikâyesini anlatan belgeler ister.
Çalışma amaçlı başvurular için:
Eğitim amaçlı başvurular için:
Aile birleşimi başvurularında:
Yatırım ve şirket kurulumunda:
Her belge, başvuru sahibinin niyetini tek tek anlatır. Dosya ne kadar tutarlıysa, süreç o kadar akıcı ilerler. Sonuçta Bulgaristan oturum izni başvurusu, evrak kalabalığından çok, doğru hikâyeyi doğru belgelerle sunma meselesidir.
Bazı başvurular vardır; tek bir kalıba sığmaz. Hayatın akışı, planların yönü, kişisel hikâyeler devreye girer. Bulgaristan oturum sistemi de bu gerçeği göz önünde bulundurur. Standart izinlerin yanında, belirli amaçlara göre şekillenen özel statüler bulunur. İşte bu noktada detaylar konuşmaya başlar.
Bulgaristan’da çalışarak yaşam kurmak isteyenler için süreç iki ayaklı ilerler. Önce iş, ardından oturum. Yerel bir şirketten alınan teklif ya da kurulmuş bir iş ilişkisi, başvurunun merkezine yerleşir.
Bu izin türünde öne çıkan unsurlar şunlardır:
İstatistikler ilginçtir. Son yıllarda özellikle bilişim, mühendislik ve lojistik alanlarında verilen çalışma temelli oturum izinlerinde %25’e varan artış gözlemlenmiştir. Ülke, nitelikli iş gücüne kapı aralamaktadır.
Bu yol düzenli gelir ve sosyal haklar açısından güçlü bir zemin sunar. Disiplinli ilerleyenler için uzun vadeli oturum kapısı da zamanla aralanır.
Üniversite kampüslerinde dolaşırken farklı diller duymak şaşırtıcı gelmez. Bulgaristan, eğitim maliyetlerinin görece ulaşılabilir olması sayesinde pek çok yabancı öğrenci çeker. Öğrenci oturum izni, kabul mektubuyla birlikte şekillenir.
Başvurunun temel taşları şunlardır:
Bu izin eğitim süresi boyunca geçerlidir ve her akademik yıl yenilenir. Mezuniyet sonrası ülkede kalma ihtimali de tamamen kapanmaz; uygun şartlar oluştuğunda çalışma temelli statülere geçiş mümkündür.
“Öğrenci olarak başlayan yolculuklar, çoğu zaman kalıcı hikâyelere dönüşür.”
Hayat bazen planlarla ilerlemez; kalp pusula olur. Bulgaristan oturum sisteminde aile birleşimi, bu gerçeğin yasal karşılığıdır. Bulgaristan vatandaşı ya da ülkede oturum sahibi bir kişiyle kurulan aile bağı, başvurunun temelini oluşturur.
Bu kapsamda genellikle:
başvuru yapabilir. Aile bağının resmî belgelerle açık biçimde ortaya konması beklenir. Evlilik kayıtları, doğum belgeleri ve birlikte yaşam kanıtları bu noktada devreye girer.
Bu izin türü sosyal uyum açısından en hızlı sonuç veren statülerden biri olarak kabul edilir.
Bazı dosyalar daha kalın olur. Sermaye, şirketler, bilanço tabloları… Yatırım yoluyla oturum izni, Bulgaristan’ın ekonomik vizyonuyla bireysel hedeflerin kesiştiği noktada yer alır.
Bu yolla başvuranlardan beklenenler arasında:
yer alır. Yatırım temelli oturum, zaman içinde uzun süreli ve daimî statülere geçiş imkânı sunar. Uygun şartlar oluştuğunda vatandaşlık başvurusu da gündeme gelir.
Bu yol herkes için uygun sayılmaz; ancak doğru planlama ve sabırlı ilerleme ile güçlü sonuçlar doğurur.
Bulgaristan oturum izni seçenekleri tek bir çerçeveye sığmaz. Çalışan, okuyan, ailesiyle birleşen ya da yatırım yapan herkes için farklı bir kapı bulunur. Mesele, hangi kapının sizin hikâyenize açıldığını doğru okumaktır.
Bir ülkeye yerleşme fikri, harita üzerinde bir nokta seçmekten çok daha fazlasını ifade eder. Günlük hayat, iş düzeni, sosyal çevre ve uzun vadeli planlar bu kararın içine sessizce karışır. Bulgaristan Oturum İzni Türleri, tam da bu yüzden yalnızca hukuki bir liste olarak okunmamalı; kişisel hedeflerin tercümesi olarak görülmeli.
Geçici oturumla başlayan yolculuklar, uzun süreli statülere evrilebilir. Çalışma ya da eğitim amacıyla atılan adımlar, aile birleşimiyle kök salabilir. Yatırım yapanlar içinse süreç bambaşka bir derinlik kazanır. Her seçeneğin kendi temposu, kendi sorumlulukları ve sunduğu farklı imkânlar bulunur. Önemli olan, hangi izin türünün yaşam planınızla daha uyumlu olduğunu erken aşamada netleştirmektir.
Bu rehberde ele aldığımız başlıklar, Bulgaristan’da oturum sürecine dair genel çerçeveyi sunar. Yine de her dosya kendine özgüdür. Detaylara hâkim olmak, süreci daha öngörülebilir ve sakin hâle getirir. Bilgi arttıkça belirsizlik azalır; belirsizlik azaldıkça kararlar güçlenir.
Eğer konuyu biraz daha derinleştirmek, farklı açılardan değerlendirmek istersen, aşağıdaki yazılarımız da sana iyi bir yol arkadaşı olabilir:
Bir sonraki adımı atmadan önce, doğru bilgiyle donanmak her zaman en sağlam başlangıç olur.
Başvuru süresi, izin türüne ve dosyanın hazırlık kalitesine göre değişkenlik gösterir. D tipi vize aşaması genellikle 30–45 gün içinde tamamlanır. Bulgaristan’a giriş yapıldıktan sonra yapılan oturum kartı başvurularında ise 2 ila 4 hafta arasında sonuç alınır. Evrakları eksiksiz sunulan dosyalar, süreci ciddi biçimde hızlandırır.
Bulgaristan oturum izni, ülke sınırları içinde yasal kalış ve yaşam hakkı sağlar. Schengen bölgesine vizesiz giriş imkânı sunmaz. Yine de oturum sahibi kişiler, Schengen vizesi başvurularında daha güçlü bir profile sahip olur. Konsolosluklar, Bulgaristan’daki yasal statüyü olumlu bir unsur olarak değerlendirir.
Evet, oturum izni sahibi kişiler Bulgaristan’da şirket kurabilir ve ticari faaliyette bulunabilir. Hatta bazı başvurular doğrudan şirket kuruluşu temel alınarak yapılır. Vergi sistemi, düşük kurumlar vergisi oranı ve Avrupa pazarına erişim avantajı, bu yolu cazip hâle getirir. Şirket aktif olduğu sürece oturum statüsü de korunur.
Ret kararı sürecin sonu anlamına gelmez. Eksik evrak, yetersiz mali belge ya da ikna edici bulunmayan başvuru amacı gibi sebeplerle ret alan kişiler, dosyalarını güçlendirerek yeniden başvuru yapabilir. Ayrıca idari itiraz yolu da açıktır. Bu noktada başvurunun stratejik biçimde yeniden kurgulanması önem taşır.
Bulgaristan oturum izni, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını veya Türkiye’deki yasal hakları ortadan kaldırmaz. İki ülkede de yasal statü aynı anda sürdürülebilir. Vergi, askerlik veya sosyal haklar gibi konular ise kişisel duruma göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu yüzden uzun vadeli plan yapanların profesyonel danışmanlık alması fayda sağlar.
