Balkanlara doğru yola çıkma fikri çoğu zaman bir kahve planıyla başlar. “Haftasonu Sofya’ya mı gitsek?” cümlesi masaya bırakılır, ardından telefonlar açılır, oteller incelenir, arabayla mı uçakla mı gidileceği tartışılır… ve birkaç dakika sonra herkes aynı soruya gelir. Bulgaristan vizesi nasıl alınır?
İşin ilginç tarafı şu; Türkiye’den Bulgaristan’a gidenlerin büyük bölümü ilk kez vize başvurusu yapmıyor ama yine de en çok hata bu başvuruda yapılıyor. Çünkü Schengen ülkeleriyle benzer görünür, fakat süreç küçük detaylarla ayrılır. O küçük ayrıntılar başvurunun kaderini belirler. Bazen banka dökümündeki bir hareket, bazen rezervasyon tarihi, bazen de seçilen vize türü.
Konsoloslukların istatistikleri paylaşma alışkanlığı pek yoktur; ancak danışmanlık firmalarının ortalama verilerine bakıldığında tablo net:
Yani mesele yalnızca evrak toplamak değil.
Biraz strateji, biraz zamanlama ve biraz da mantık yürütme gerekiyor.
Bu rehberde sana klasik listeler vermeyeceğim. “Pasaport + fotoğraf + banka dökümü” yazıp geçmek kolay. Asıl önemli olan hangi belgeyi neden istediklerini anlamak. Çünkü nedenini kavradığında, memurun gözünden dosyana bakmayı öğreniyorsun. O noktadan sonra başvuru artık stresli bir prosedür olmaktan çıkıyor; planlı bir hazırlığa dönüşüyor.
Şimdi adım adım ilerleyelim. Baştan başlayalım. Gerçekten vize gerekiyor mu, hangi durumda kapıdan çevrilirsin ve hangi durumda üç ay boyunca rahat rahat giriş çıkış yaparsın…
Bu soru genelde yanlış sorulur. İnsanlar “Bulgaristan vize istiyor mu?” diye araştırır. Doğru soru şu aslında: Benim şartlarımda hangi belgeyle sınırı geçebilirim?
Çünkü sınır kapısındaki görevli senin planını bilmez. Onun önünde yalnızca pasaport, vize ve seyahat amacın vardır. Üçü uyumluysa giriş damgası vurulur. Aralarında küçük bir çelişki bile varsa arabayı sağa çekmeni isterler. Bavul açılır, plan anlatılır, yol uzar.
Kısaca kuralı baştan koyalım:
Ama detaylar işin kaderini belirler. Şimdi tek tek bakalım.
Evet, mümkün. Fakat burada ince bir çizgi var.
Bulgaristan uzun süredir Avrupa Birliği üyesi olsa da Schengen’e tam entegrasyon süreci aşamalı ilerledi. Bu yüzden Bulgaristan vizesi ile Almanya’ya gidemezsin; ama çoğu Schengen vizesi ile Bulgaristan’a girebilirsin. Mantık ters çalışır.
Geçerli kabul edilen vizeler:
Sınır polisi özellikle şu üç şeyi kontrol eder:
Örnek:
İtalya’dan alınmış, hiç kullanılmamış 6 aylık Schengen ile ilk girişini Kapıkule’den yapmak çoğu zaman sorguya girer. Aynı vizeyle Roma’ya uçup sonra arabayla Bulgaristan’a geçersen kimse tek soru sormaz.
Sebep basit vizeyi hangi amaçla aldığın anlaşılmak istenir.
Yeşil pasaport sahipleri için süreç oldukça rahat ilerler. 180 gün içinde 90 güne kadar kalış hakkı bulunur. Turistik gezi, kısa iş toplantısı, alışveriş seyahati… hepsi serbest.
Yine de sınırda sorulan klasik üçlü değişmez:
Yanında bulunması önerilen belgeler:
Sigorta zorunlu tutulmaz ama özellikle uzun kalışlarda sorulma ihtimali yüksektir. Memur şüphe duyduğunda seni bekletme ihtimali doğar. Küçük bir belge, yarım saat kazandırır.
Bulgaristan seyahatlerinin büyük kısmı karayoluyla yapılır. Kapıkule ve Hamzabeyli’deki yoğunluk yaz aylarında günlük 40-60 bin yolcuya ulaşır. Bu yüzden araçla giriş yapanlar için kontrol daha detaylıdır.
Sınır memuru sadece seni incelemez; aracı ve planını da değerlendirir.
Hazır bulunması gerekenler:
Şu durumlar en sık bekletme sebebidir:
Burada mantık basit. Ülkeye girip kalma ihtimali analiz edilir. Belgeler planla uyumluysa işlem 2 dakika sürer, uyumsuzsa yarım saate uzar.
Son yıllarda en çok kafa karıştıran konu bu. “Artık Schengen oldu mu?” sorusu her hafta sorulur.
Durum şu şekilde ilerledi:
Bu ne anlama geliyor?
Uçakla Sofya’ya giden biri ile arabayla Kapıkule’den giren kişi aynı prosedürü yaşamaz. Kara sınırlarında belge incelemesi daha dikkatli yapılır. Bu yüzden özellikle ilk Schengen kullanımını Bulgaristan üzerinden yapmak isteyenlerin dosyasını düzgün hazırlaması gerekir.
Kısacası Bulgaristan artık Avrupa’nın kapısı gibi çalışıyor; fakat kapı açık olsa da görevli içeride durmaya devam ediyor. Bir sonraki adımda, bu kapıyı sorunsuz geçmek için başvuruyu nasıl hazırlayacağını konuşacağız.
Vize başvurusu bir maraton gibi anlatılır; oysa çoğu kişi için düzgün bir kontrol listesiyle yürüyen, gayet yönetilebilir bir süreç. Yine de şunu söylemeden geçemem. Dosya hazırlamak işin yüzde ellisi. Kalan yüzde elli, dosyanın “mantığı”. Memur evrak yığınına bakmaz yalnız; o evrakların bir hikâye anlatmasını ister. Sen Sofya’ya üç günlüğüne gidiyorum diyorsan, üç günün nerede geçeceği, paranın kaynağı, dönüşün, hepsi birbirine oturur.
İnsanlar en çok burada yanılıyor. “Turistik seçeyim, en kolayı” diye düşünülüyor; sonra dosya ticari gibi hazırlanıyor, davetiye ekleniyor, otel yerine şirket adresi yazılıyor… Memur da haklı olarak soruyor: “Sen şimdi ne yapmaya gidiyorsun?”
Ben bunu pratik bir algoritmaya çeviriyorum. Kâğıda bile yazabilirsin:
1-Bulgaristan’da kalış süren kaç gün?
2-Ana amacın ne?
3-Konaklama nerede?
4-Masrafları kim karşılıyor?
Bu algoritmanın küçük ama etkili bir çıktısı var. Vize türü, evrak setini belirler. Evrak seti de başvurunun ritmini.
Kısa bir örnek:
Form konusu herkesin canını sıkar, çünkü basit görünen kutucuklar bazen kritik sorular taşır. Üstelik formu doldururken yaptığın küçük bir uyumsuzluk (mesela giriş tarihi ile uçak bileti tarihlerinin farklı olması) dosyayı gereksiz yere zora sokar.
Sana burada “örnek bir akış” vereyim; birebir kopyalamaktan çok, mantığını yakalamak için:
Formda özellikle dikkat edilen alanlar:
Pratik ipucu:
Formu doldurduktan sonra iki ekran görüntüsü al. Tarihleri ve pasaport bilgilerini içeren sayfalar. Çünkü başvuru gününde “Ben öyle yazmamıştım” tartışması yaşanmasın. Hafıza bazen yaratıcı çalışıyor, dosya ise somut.
Randevu sistemi basit görünür; ama yoğun sezonda birkaç küçük hata başvuruyu haftalarca geriye atar. Özellikle yaz ayları ve bayram dönemleri, bir anda “en erken tarih” kavramını değiştirir.
En sık yapılan 6 hata:
Yoğun dönemlerde yapılan başvurularda dosya iade oranı belirgin şekilde artar; çünkü insanlar aynı hafta içinde hem randevu bulmaya hem evrak yetiştirmeye çalışır. Panik her zaman evrakla kavga eder.
Biyometriyi ilk kez yapacak olanlar genelde “acaba ne kadar sürer?” diye sorar. Sahadaki gerçek şu: Evrakların düzenliyse içeride geçirdiğin süre çoğu zaman 10–20 dakika aralığında kalır.
Biyometri sürecinde olanlar:
Burada kritik olan nokta şu: Biyometri bir “güvenlik adımı”dır; senin başvurunun senin tarafından yapıldığını doğrular. O yüzden başvuru günü kimlik/pasaport yanında olmadığı an süreç durur. Basit ama sık yaşanan bir sahne. Fotokopi var, asıl pasaport araçta kalmış. İşte o an, sıranı kaçırırsın.
Başvuru sonrası dosyanın gidişatı genelde şu üç yoldan birine girer:
İnsanlar genelde “gerekli evraklar” listesini tek sayfa halinde arar. Oysa konsolosluğun baktığı şey kağıtların sayısı değildir; gelirin nasıl oluştuğu ve seyahatin o gelirle uyumlu olup olmadığıdır.
Aynı banka bakiyesi iki kişide farklı sonuç doğurur.
Biri maaşlı çalışan olur, diğeri serbest çalışır. Rakam aynı kalsa bile dosyanın güven hissi değişir. Çünkü belgelerin dili vardır. Ve her meslek grubunun dili farklı konuşur.
Aşağıdaki listeleri bu yüzden ayrı ayrı düşün. Evraklar yalnızca sunulmaz; birbirini destekler.
En anlaşılır dosya tipi budur. Düzenli maaş, düzenli hareket, düzenli izin… memurun okumayı sevdiği bir hikâye.
Hazırlanması gereken ana belgeler:
İş belgeleri:
Finansal belgeler:
İzin yazısındaki tarihler ile uçak/otel tarihleri birebir örtüşsün. Bir gün bile kayma olduğunda dosya incelemeye girer. Çünkü çalışan profilde geri dönüş garantisi en güçlü sinyaldir.
Son yılların en çok ek belge istenen dosyası. Gelir vardır ama maaş gibi görünmez. Bu yüzden dosyanın mantığını görünür kılmak gerekir.
Temel evraklar aynı kalır; fark finansal kanıtların yapısındadır.
Sunulması önerilen destekleyici belgeler:
Finansal güç gösterimi için pratik yöntem:
Bu profilde konsolosluk şuna bakar:
“Seyahatten sonra hayatına geri dönecek mi?”
O yüzden gelir sürekliliğini anlatan belgeler, bakiye miktarından daha etkili olur.
Öğrenci dosyası sade görünür ama sponsor bağlantısı doğru kurulmazsa uzar. Öğrencinin finansal bağı çoğu zaman ailesidir ve dosya bunu açıkça göstermelidir.
Öğrenciye ait belgeler:
Sponsor belgeleri (anne veya baba):
İpuçları:
Birçok kişi yalnızca sponsor evrakı sunar. Oysa öğrencinin kendi hesabında sembolik hareketler olması, seyahatin gerçekliğini artırır.
En stabil dosyalardan biridir. Düzenli maaş + sabit yaşam düzeni güven sinyali verir.
Hazırlanacak belgeler:
Finansal taraf genelde güçlü olur; burada dikkat edilen şey seyahat planıdır.
Çok uzun kalış planı (örneğin 25 gün) kısa süreli ilk başvuruda sorgu doğurabilir. İlk başvurularda 3–7 gün arası planlar daha hızlı sonuçlanır.
En çok belge içeren ama doğru hazırlanırsa en hızlı ilerleyen dosya türü. Çünkü kişi ekonomik olarak yerleşiktir.
Şirket evrakları:
Kişisel evraklar:
Burada önemli bir denge vardır:
Şirket hesabında para olması iyi bir sinyaldir; ancak kişisel hesabın da hareketli olması gerekir. Konsolosluk seyahati bireyin finanse ettiğini görmek ister.
İlk başvuruda çok yüksek bakiyeler bazen sorgu doğurur. Düzenli hareket, ani yüksek bakiyeden daha ikna edicidir.
Başvuru dosyasını teslim ettiğin gün aslında işin yarısı biter. Kalan yarısı bekleme süresi gibi görünür; fakat gerçekte değerlendirme aşamasıdır. Konsolosluk memuru senin seyahat planını, ekonomik durumunu ve geri dönüş ihtimalini aynı anda tartar. Bu yüzden iki kişi aynı gün başvurur, biri 3 günde sonuç alır, diğeri 12 günü görür.
Ortalama süreler sahada şöyle ilerler:
Ek evrak talebi gelirse süre yeniden başlar. İnsanların “vize uzadı” dediği durum çoğu zaman bu aşamadır.
Şimdi asıl kritik noktaya gelelim. Dosyanın reddedilmesine sebep olan hatalar ve bunları nasıl önleyeceğin.
Ret kararlarının büyük bölümü dramatik sebeplerden gelmez. Genellikle küçük ama tutarsız ayrıntılar üst üste biner.
Retlerin çoğu eksik belge yüzünden değil, anlaşılmayan dosya yüzünden gelir.
Tek bir rakam söylemek cazip ama gerçekçi olmaz. Konsolosluk bakiyeye tek başına bakmaz; seyahat süresi ve profil ile birlikte okur.
Pratik hesap yöntemi:
Örnek tablo:
|
Seyahat Süresi |
Tavsiye Edilen Minimum Bakiye |
|
3 gün |
15.000 – 20.000 TL civarı |
|
7 gün |
25.000 – 40.000 TL civarı |
|
14 gün |
45.000 TL ve üzeri |
Daha önemli olan detay:
Paranın son hafta gelmesi yerine son 3 ay boyunca hesapta hareket etmesi dosyayı güçlendirir. Süreklilik, miktardan daha ikna edicidir.
Evet, doğru hazırlanmış davetiye ciddi bir güven sinyali verir. Özellikle aile ziyareti ve ticari başvurularda değerlendirme süresini kısaltır.
Ancak her davetiye güçlü sayılmaz. İçeriği belirler:
Güçlü davetiye özellikleri:
Zayıf davetiye örneği:
“Arkadaşım gelecek” şeklinde kısa yazılmış, resmi kayıt numarası olmayan metinler.
Bu bölüm küçük ayrıntıların fark yarattığı yer. Konsolosluklar algoritma kullanmaz; insanlar değerlendirir. İnsan gözü ise tutarlılığı hızlı yakalar.
Başvuruyu güçlendiren detaylar:
Kısa bir dilekçe örneği mantığı:
Kim olduğunu, neden gittiğini ve ne zaman döneceğini üç paragrafta anlat. Roman yazmana gerek yok; netlik güven verir.
Sahadan küçük bir istatistik:
Aynı finansal profile sahip başvurularda, dilekçe eklenen dosyaların onay oranı belirgin biçimde daha yüksek gözlenir. Çünkü memur dosyayı yorumlamak yerine doğrudan anlamlandırır.
Vize başvurusu çoğu kişi için bir kontrol listesi gibi görünür. Belgeleri topla, randevuya git, sonucu bekle. Oysa süreç bundan biraz daha fazla düşünme ister. Küçük bir plan, birkaç mantıklı tercih ve dosyanın kendi içinde tutarlı olması… bütün hikâye aslında bundan ibaret.
Bu rehber boyunca şunu fark etmiş olmalısın:
Konsolosluk “mükemmel evrak” aramaz, anlaşılır bir seyahat planı arar. Banka dökümü, davetiye, rezervasyonlar… hepsi tek bir cümle kurar: Gidip geri döneceğim.
Başvurunu bu mantıkla hazırladığında bekleme süresi daha sakin geçer. Kapıkule’de pasaport uzatırken de iç rahat olur. Seyahat planı net olan kişinin sınır geçişi de net olur.
Eğer Bulgaristan ile ilişkin yalnızca kısa bir gezi planının ötesine geçiyorsa iş, yerleşim, hukuki süreçler ya da vatandaşlık düşüncesi gibi o noktada prosedürler bambaşka bir boyuta girer. Bu konularda daha detaylı bilgi için aşağıdaki yazılar sana yol gösterecektir:
Belki yolculuk birkaç gün sürecek, belki yıllara yayılacak. Ama her şey doğru hazırlanmış ilk dosyayla başlar.
Hayır. Bulgaristan ulusal vizesi sana yalnızca Bulgaristan’a giriş hakkı verir. Schengen ülkelerine (Yunanistan, Almanya, İtalya gibi) doğrudan geçiş yapamazsın.
Ama tersini yapabilirsin.
Geçerli çok girişli Schengen vizesi olan biri Bulgaristan’a girebilir.
Pratikte sık yaşanan durum:
“Önce Sofya’ya geçerim, sonra Selanik’e inerim” planı sınırda biter. Rota planlarken vize türü her zaman ilk belirleyici olmalı.
Evet, çoğu zaman mümkün.
Önemli olan şu iki koşul:
Örnek:
01 Mayıs – 15 Mayıs geçerli 7 gün kalışlı vize aldıysan, 3 Mayıs yerine 8 Mayıs’ta girebilirsin.
Ama 7 günü geçersen sistem ihlal kaydı oluşturur ve sonraki başvurular zorlaşır.
Evet. Sofya, Filibe, Burgaz… fark etmez.
Konsolosluk belirli bir şehir zorunluluğu koymaz. Önemli olan seyahat planının mantıklı görünmesi.
Sofya oteli gösterip ülkeye Varna’dan girersen genelde şu soruyu duyarsın:
“Bu şehre neden geldiniz?”
Kısa bir açıklama yeterli olur; planın gerçekçi olması yeterlidir.
Hayır, çoğu durumda gerekmez.
18 yaş altı başvurularda finansal sorumluluk ebeveyne aittir. Bu yüzden:
yeterli kabul edilir.
Evet, hatta çoğu kişi ikinci başvuruda onay alır.
Önemli olan ret nedenini anlamaktır. Aynı dosyayı tekrar sunmak genelde aynı sonucu doğurur.
Doğru yaklaşım şu sırayla ilerler:
Ret kaydı tek başına olumsuz bir damga sayılmaz. Açıklanamayan dosya olumsuz iz bırakır. Dosya anlaşılır hale geldiğinde sonuç çoğu zaman değişir.
Faydalı Kaynaklar
Bulgaristan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği resmi sitesi
https://www.mfa.bg/en/embassies/turkey
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı – Vize uygulamaları
https://www.mfa.gov.tr/turk-vatandaslarinin-tabi-oldugu-vize-uygulamalari.tr.mfa
